25 Temmuz 2012 Çarşamba

Evlilik sonrası--Gülay'a adanmış bir post :)


Evlenmek en kolay adımdır bir ilişki için. Başlangıçta karmaşık gibi görünse de, yaşanan heyecan arasında endişeler eriyip gider. Yeni bir hayat ve sevdiğinle yeni bir başlangıç… Her şey pespembedir. Mobilyalar, insanlar, kaynanalar, kayınpederler, görümceler, baldızlar... Ortalık sütlimandır. Hatalar, eleştiriler rahatlıkla tolere edilir. Hatta farkına bile varılmaz.
Erkek yakışıklı, zeki ve sevgi doludur. Çok güzel aşk şiirleri yazar sevdiğinin adıyla başlayan... Kırmızı güller taşır her gün ona, buket buket... Yanağında bir sivilce çıksa, doktor doktor gezdirir onu. Narin bir çiçeği büyütmeye çalışan bir bahçıvan gibi titrer üzerine...
Kadınsa çok güzeldir, erkeğin yazdığı şiirler tadında... Gözleri parlak, yanakları al, dili çok tatlıdır. Anlayışlıdır, sevecendir ve kendini erkeğine adamıştır. Onun mutluluğu için her şeyi yapmaya hazırdır. Ona hizmet etmek, en büyük zevktir...
Sonra ansızın bir şey olur. Evliliğin üzerinden duruma göre 6 ay ya da 1 yıl geçtikten sonra, bazen de üç hafta sonra başlar her şey. Erkeğin göbeğini fark eder önce kadın. Erkekse, "Maç seyredip bira içersen olacağı budur." dırdırları arasında görmeye çalışır golü.
O yakışıklı, aşk dolu adam gider; yerini karısını dinlemeyen, kendini televizyona adamış, işten yorgun gelip hizmet bekleyen, karısının boyattığı saçlarını ancak altı ay sonra bir başkasının yardımıyla fark eden, çiçeğe harcanan parayı israf sayan, çoraplarını evin her köşesine dağıtan, çocuklarını ihmal eden, doğum günlerini ve yıldönümlerini temelli hafızasından silen bir adam almıştır.
Baharda açan çiçekler misali o yumuşak huylu kadınsa sanki metamorfoza uğramış, yerine her şeye dırdır eden, sürekli ilgi bekleyen, ev işlerinden şikayet eden, her indirim yazısına mıknatıs gibi çekilip kredi kartlarının limitini zorlayan, sürekli erkeğin artık onu sevmediğinden yakınan, erkeğinin kafasının hiç çalışmadığını her fırsatta özenle belirten, sorgu memurlarını şaşırtacak bir yetenekle erkeğinin her adımını arkası gelmez sorularla denetleyen, maçlarda en önemli pozisyonlarda televizyonun önünden geçmeyi adet edinen, bozuk muslukları sık sık hatırlatan, kendi dışında tüm kadınları düşman ilan eden bir varlığa dönüşmüştür.
Tüm bunlara ek olarak kaynanalar, kayınpederler, görümceler, baldızlar artık eskisi gibi pembe değillerdir. Çoğu zaman yaşanan tartışmaların en önemli malzemeleri olurlar. Kendilerinin haberleri olmasa bile, sık sık kulakları çınlatılmakta, ailelere ve sülalelere kinayeli göndermeler yapılmaktadır.
Aslında kadının da erkeğin de kafasında aynı soru vardır: "Evlendiğim erkeğe ne oldu?"/ "Evlendiğim kadına ne oldu?"
Maskeler Düşer, Eşler Küser
Olan şey aslında çok basittir. Maskeler çıkmış ve bakış açıları değişmiştir. Canım-cicim aylarında eşler kendilerine değil, sevdiğine odaklanmış durumdadırlar. Eşinin istekleri, mutluluğu her şeyden önemlidir. Zaman geçtikçe kendi içlerine dönmeye başlarlar. Kendi beklentileri ve istekleri ön plana çıkar.
Artık evlidirler ve birbirlerine sahiptirler. Mücadele edecek bir şey kalmamıştır. Bu sahipliğin verdiği güven duygusu içinde, yüzlerindeki maskeyi çıkarırlar. Artık eşinden çok kendi istekleri önceliklidir ve mutlu olması için bu karşılanmalıdır. Her iki taraf da aynı düşünceye sahip olduğu için, her ikisinin de beklentileri havada kalmakta ve karşılayacak üçüncü bir şahıs olmadığı için, tartışmalar ve kavgalar doğmaktadır.
Artık şiir yazmaya gerek yoktur. Üzerine titremeye ve hizmet etmeye de gerek kalmamıştır. Anlayış ve sevecenlik anlamsızdır. Şimdi hataların yüze vurulma, ilginin musluğunu kapatma, kavgaların yaşanma zamanıdır.
Hiç kimse evlenirken birbirine "Diş macununu neresinden sıkıyorsun?" diye sormaz. Hiç önemli bir kriter değildir görünürde. Ama evlendikten sonra tartışmaların en önemli konularından birine dönüşür: "Sana kaç kere şu macunu dibinden sık demedim mi? Beni deli etmek için özellikle mi yapıyorsun?"
Sürekli yaşanan patlamalar, incir çekirdeğini doldurmayacak mevzuların bir dağ gibi büyümesi, ailelerin de desteğiyle çiftlerin arasına örülen duvarlar...
Başlangıçtaki o anlayıştan eser kalmamıştır. "Hiç kimse mükemmel değildir" felsefesi eşliğinde çiftler birbirlerinin eksikliklerini rahatlıkla görmezden gelebilirler. Ama evlendikten sonra birbirlerinin "Mükemmel erkek" ve "Mükemmel kadın" olmalarını beklerler. İmkansızın gerçekleşmesi ümidiyle de birbirlerini yer, bitirirler.
İncir Çekirdeğini Doldurmayan Tartışmalar
Kadınlar, erkeğin zihinlerinden geçeni bilmesini beklerler. Kendileri söylemeden, erkek durumu anlasın ve kafalarındaki modele harfi harfine uyarak ona göre davransın isterler. Kadın-erkek ilişkilerinde çok sık yaşanan bir tablo vardır. Kadın bir şeye bozulmuştur ve erkek sorar:
"Hayatım neyin var, ne oldu?"
"Yok bir şey."
"Ama gülmüyorsun, emin misin bir şey olmadığından?"
"Yok dedim ya!"
"Sanki canın sıkkın gibi, biri bir şey mi yaptı?"
"Offf, yok bir şey dedim ya Rahmi!"
"Ne oldu, çocuklar mı üzdü seni?"
"Yok, yok onlar değil..."
"Bana mı bir şeye kızdın?"
"Bilmiyorum!"
"Nasıl bilmezsin yaa! Bir şeye ya kızmışındır, ya kızmamışındır. Bunun bilmemesi nasıl oluyor Neriman!?"
"Oluyor işte Rahmi, oluyor!"
"Sen adamın ömrünü tüketirsin kadın. Kaprisin tuttu gene!"
"Tabi, oysa benim kapris yapacak neyim var ki? Bütün gün evi temizle, senin ve çocukların peşini topla, yemek yap, pazara git, çocukların ödevleriyle ilgilen, annenin telefondaki laflarına katlan. Bunun karşılığında kocan senden bir çiçeği bile esirgesin. Tek derdi eve gelip, ayaklarını uzatıp, kumandayla o maç senin bu haber benim gezinmek. Hem biliyor musun Rahmi, o kumandaya bile benden daha çok değer veriyorsun! Benimle evleneceğine onunla evlenseydin sen!"
"Çok iyi olurdu Neriman çok! Hem istediğim anda sesini kapatabilirdim o zaman!"
Bu böylece sürüp gider. Kökenine indiğinizde olayın buralara kadar uzamasının anlamsızlığı ile yüzleşirsiniz. Kadının tek beklentisi, erkeğin bir akşam eve gelirken ona küçük bir hediye getirmesi ve onu yanağından öpüp sevdiğini söylemesidir. Erkeğin tek beklentisi ise eğer bunları yapması gerekiyorsa kadının onu önceden haberdar etmesidir! Oysa, kadınlar bunu asla söylemezler. Erkek düşünmeli ve onların zihinlerinden geçeni anlamalıdır.


Bu yazıda evlendikten sonra kadın ve erkeğin değişimi anlatılmış,değişmemek bizim elimizde!Bazı şeyleri görmezden gelip,saygı ve sevgi çerçevesinde bir ömür sürebiliriz elbette.Önce kendimizde aramalıyız hatayı sonra eşimizde..İki taraf da bunu yaptığı sürece bir sorun olmaz.Geçen konuştuğumuz kuzenime ithafen yaptım bu postu,burdan ona öpücükler yolluyorum :)

Deli Kızın Çeyizinden-DIY Klozet Takımı

Annemin elcağızlarıyla ördüğü,babaannemin çiçeklerini yaptığı klozet takımım karşınızda: ta -taammmm!

Başlıkta da dediğim gibi tam deli kızın çeyizinden fırlama bir şey bu.Ben ilk gördüğümde bu ne yaaa! diye bir tepki versemde ,çeyize konuldu.Hatta gelenlerin dikkatini çekecek şekilde küçük tuvalete serildi.Banyoya serdiremediler o zaman ama dün beyazları kaldırıp kendimi bu takımı sererken buldum ve kendime de şaşırmadım değil.


Üşenilmedi tek tek rengarenk o kareler örüldü,birbirine dikildi ve üzeri işlendi.



Beğenenler olursa,annelerine göstersin yaptırsın :) 



22 Temmuz 2012 Pazar

Orhan'ın Yeri: Duvalı

Bursa'da 4 sene yaşamama rağmen,Orhangazi'ye yolum düşmediği için keşfedemediğimi düşünüyorum.Eşim (o zaman nişanlıydık :) proje için Bursa'ya gidiyordu ve yemek molası verdikleri yerde bu tatlıyı keşfetmiş.İki gelişinde de 10-12 tane getirdi,bizde bayıla bayıla yedik.Formülünü vermiyorlar,sadece kendisi ve oğlu biliyormuş.Hatta Bolulu Hasan Usta satın almak istemiş ama vermemişler :) Kahvelisi de çıkmış ama onu tatmadım.Eminim harikadır.Bu tatlının tadını tarif etmek isterdim ama inanın çok zor.Kazandibi desem değil,sakızlı muhallebi desem hiç değil :) Harika ,muhteşemm..mmmhhhh...Olsa da yesek.

Bursa'lı olup da keşfetmeyen ,Bursa'ya yolu düşüp de yemeyen varsa çok yazık :) Tavsiyesi benden,yemesi sizden :)

Orhan' ın Yeri Duvalı Tatlı
Turist Yolu Altı Birlik Apt. No:178 Orhangazi 
Tel: 0224 5730701


İlk iftar sofram :)

Ramazan'ın ilk günü annemde,ikinci günü amcamdaydık.Bugün ise bende misafir var,toplam 10 kişiyi ağırlayacağım.Menüyü kalabalık tutmadım,kimse fazla yiyemiyor kalanı da biz bitiremiyoruz ve çöpe gidiyor.Bu durumdan hiç hoşnut olmuyorum.

Ramazan ayını seviyorum.Akrabalarla olan iftarlara hele bayılıyorum.Her zaman bir hayat koşuşturması olan bizler tek bir sebep için toplanıyoruz,hoş sohbet ile bir gün geçiriyoruz.Ramazan haricinde çok nadir oluyor birlikte yemek fasılları..

Menüm : Mercimek çorbası,fırın makarna,güveçte et,zeytinyağlı biber dolması ve taze fasulye,salata,kazandibi,meyve.


Mutfak masası salona transfer oldu,hatta altındaki tahta zımbırtısı ayağıma düşüp,bir güzel canımı acıttı.Hafiften morluk bıraktı,sağolsun.



Fırın makarnaya sardım bu ara sanırım :)


Porsiyonluk güveçlerim.Bu güveçler bize duvalıdan kalma.


Duvalı (bkz aşağıdaki fotoğraf ):Bununla ilgili neden bir post yapmadım ki? Hemen yapayım :)





Gel iftar geellll :)




20 Temmuz 2012 Cuma

Geçen hafta..

Geçen hafta Cuma günü eşimin hocaları yemeğe geldi.Bir tanesi eşi ve çocuğuyla gelmiş.Allah'ım o ne tatlı o ne akıllı bir çocuk.Bir tepecikli miiii söylüyor aman Allah'ım :) Isır ısır..Menüme gelecek olursam:Ezogelin çorbası,paçanga böreği,taze fasulye,zeytinyağlı sarma (kayınvalidem vermişti),fırında baget ve patates,fırın makarna ve şekerpare.



Eşinin geleceğini bilmiyordum daha sonradan bir servis daha ilave ettim.Gelirken pasta ve yemek kitabı almışlar :D Ama yemek kitabını boşuna almışız diye övdüler :) Oğlumuz üzüyorsa söyle diye de takılmayı ihmal etmediler.:)

İşte Irmak .. video

Pastayı görünce sevinç çığlıkları attı :D


Pazar akşamı kuzenlerim geldi,bana çiçek getirmişler,vazosunu da eksik etmemişler :D

-------------------------------------------------------------------------

Hayırlı Ramazanlar diliyorum herkese..

17 Temmuz 2012 Salı

lilakutum geldi


Dünden beri Yurtiçi Kargo beni deli etse de,kargom elime nihayet ulaştı.



Clarins High Definition Body Lift: Selülit görünümünü hafifletmeye,yağların atılmasına yardımcı olur.
Clarins Sunscreen for face SPF 50+ : Cildi güneş lekelerine karşı korur.
Guinot : Maske
Chris Farrell Pourelle Edition Ruj
Glucos Care : Bitkisel çay.Toksinlerin hızlı atılmasını sağlar,kan şekerini düzenleyerek acıkmayı geciktirir.
C-Land : Mineral yüz çamur maskesi
Acnecinamide: Jel krem ve temizleme jeli.
LaNaturel : %100 doğal mineral tuz ve bitki ekstralardan üretilmiş,mendil deodorant 



13 Temmuz 2012 Cuma

Alışveriş Vol.1

Haftaiçi,haftasonu demeden her daim alışverişe hazır varlıklarız :) Eşimin de benimle aynı kafadan olması sebebiyle bol bol alışveriş yapıyoruz.En çok sevdiğim huyun bu aşkım :) (Duyurulur.. :)


Geçen hafta aldığım etek,Koton


Elbise,Forever New




Tişört Bershka indiriminden,pantolon-tayt stradivarius


Uçuk pembe pantolon,bershka indiriminden


Bileklik,Bershka


Küpeler,Forever New

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Kardeşimin kep töreni miydi yoksa bizim miydi ? :p

5 Temmuz Perşembe günü kardeşimin kep töreni vardı.Anadolu Hisarı kampüsünde yapıldı.Bir an kendi kep törenimin olduğu güne döndüm,ne güzeldi o heyecanlar,o arkadaşlıklar..Bazı anları tekrar yaşamayı o kadar çok isterdim ki..Zaman tüneli sadece facete değilde gerçek hayatta olsaydı :D Nolurdu sanki heaaa nolurduuu ? :)

Hemen kepli cüppeli fotoğraf çektirdik.Bu fırsatı kaçıramazdım :)




Yata yata geçen kardeşime burdan bir alkış gönderiyorum:)Kendisi artık bir paramedik.Gerçi 2 senedir iş hayatında,1 senedir de 112 Komuta Merkezi'ne atanmış bir ATT.

Oraya kadar gidince Çengelköy'de kokoreç,Kanlıca'da yoğurt yemeden dönmedik.
Kuleli'nin önünde yaklaşık 10 fotoğraf çekildikten sonra nöbetçi asker düdüğünü öttürdü.Düüüüttt!Yassah gardeşim yassah diye de bağırmayı ihmal etmedi.Tamam beaa ne bağırıyonnn,zaten çekmiştik yeterince,ohhh canımıza değsin :)


Boğaz Köprüsü'nde de çekildik mi artık gidebiliriz.


Biz fotoğraf çektirirken sürpriz perisi yatı yanaştı.İçerisinde ışıl ışıl kırmızı bir masa vardı.Delikanlı kızı elinden tuttu yata bindirdi.Gelsin evlenme teklifii..Aha birinin başı daha yanıyor dedim :P Umarım delikanlının romantikliği sadece teklife kadar değildir,umarım ömür boyu sürer :)

İşsiz olduğumun 3. günü oh la la ! :)
Sevgiler
Saygılar Sunarım
Efenim :)








1 ay ne çabuk da geçti..

Dün 1. ayımızı doldurduk.Nikah salonuna gidip,videomuzu aldım,beraber izledik.Ne hallerdeyiz Allah'ım:) Hele ki o takı töreninin sonuna doğru bizim suratlar düşmüş falan :)


İşten ayrıldıktan sonraki evimde ilk günümdü,iş güç derken akşam oldu.Yemek hazırladım ve çarşıdan gelirken bu şirin pastacığı aldım :) Sen ne tatlı şeysin garfield :)

Eşim de gelirken bana çiçek almış :)

Yemekten sonra arkadaşlarımız geldi,balkonda keyif yaptık.
Bugün yine iş var,çamaşırları asayım da gelirim :)

6 Temmuz 2012 Cuma

Şık sunumlar

Mutfak işlerine sarmamın zamanı geldi,geçiyor bile.Aslında çok seviyorum mutfağı,ama çaktırmıyorum :)
Sunuma çok önem veriyorum.Özellikle evime yeni yeni gelmeye başladılar,daha çok dikkat ediyorum.İnternette gezinirken bu güzel sunumlar denk geldi,paylaşmak istedim.Buldukça buraya eklemeyi düşünüyorum.





Hünerli Bayanlarda gördüm kayısının arasına ceviz koyma ve pastırmayı kaşara sarmayı,kahvaltıda arkadaşlarıma hazırladım haftasonu,goncam da beğendi :D







5 Temmuz 2012 Perşembe

Balayından enstanteneler..

14 Haziran'da Etstur'un düzenlemiş olduğu Alanya-Damlataş-Dim çayı-Dim mağarası gezisine katıldık.Özellikle Dim çayı ve mağarasına bayıldık.Alanya kalesinin manzarası zaten tartışılamaz.Damlataş mağarasının astıma iyi geldiğini söylüyorlar.Fakat çok küçük bir mağara,pek beğenmedik.Ama Dim mağarası gez gez bitmedi.O neydi arkadaş!Bir çoban koyunlarını otlatırken bulmuş bu mağarayı,helal olsun :)

Alanya Kalesi'nden atılan taş kesinlikle denize düşmüyor,test edildi,onaylandı.


Damlataş Mağarasından bir kare..


Burası da dim çayı üzerine kurulmuş olan alabalık tesisi..Harikaydı..




Su aşırı soğuktu.Bir de bu suda yüzenler vardı,pes!

Dim çayındaki yemek molasından sonra dim mağarasına çıktık.Bu da mağaradaki 24234 kareden biri :)


O akşam otelde Türk gecesi vardı,yemekleri hatırladım da şimdi Allah'ım sana geliyorummm 


Bu develere binip 2 adım gitmek 20 $,almayalım canlarım sağolun,uzaktan çok güzelsiniz :)


Bu canlı da nedir neyin nesidir çözemedim,akşam havuz kenarında otururken farkettim,hemen fotoğrafını çektim.


Şimdilik benden bu kadar,pazartesiden itibaren vaktim çok olacak.Sık sık postlarla başınızı ağrıtabilirim.
Yuppi!
:)

Bugün kardeşimin kep töreni var,Marmara Üniversitesi olarak Anadolu Hisarı'nda olacağız.Kendi kep törenim geldi aklıma,duygulandım bak şimdi.Hey gidi günler.

Bu yazıyı okuyan büyüklerimin yanaklarından  küçüklerimin gözlerinden öperim.
Esen kalın !






4 Temmuz 2012 Çarşamba

Beeennn meselaa uçarım meselaaa,yerlere göklere sığamıyorummm :)

Benim biricik kocacıkım iş yerime orkide göndermiş hemi de kocamaannn,çok güzelll :)
Fotoğraf için akşamı beklemem lazım :)

Sana ben ölürümmmmmm,ölürüümmmm


3 Temmuz 2012 Salı

Haftasonu ne yaptım?

Cuma akşamı eşim dışarı çıkmak istedi.Kardeşimi de çağırdı ve saat 23:00 te evden çıktık.Kadıköy'deki 360  İstanbul'a gittik.Saat 23:00'a kadar havuz başında yemek yeniyor,sonrasında ise bar kısmı açılıyor.


Hilton otelinin çatısındaki bu mekanda manzara inanılmaz.Daha kurtlarımızı tam dökememiştik,döktük geldik.Dansçı kızlar çıktı bir ara ve gözlerimi alamadım.İlginç kıyafetli ve 25-30 punto yüksekliğinde topukluyla şarkı söyleyen beyaz makyajlı zenci amca çok dikkat çekiciydi.Hem şarkı söyleyip,hem onlarla nasıl yürüdü helal olsun :p Ama çok eğlenceli ve güzel bir geceydi.Beyoğlu'ndaki manzara daha güzelmiş eşim öyle söyledi.(Eşim kelimesi hala garibime gidiyor:)

Cumartesi geç kahvaltıdan sonra caddeye gittik.Yeni bir elbise daha dolabıma eklendi.Bu arada Forever New'deki indirim devam ediyor.Harika şeyler var kaçırmayın,kaçırttırmayın:) Akşam dayımlara yemeğe davetliydik.(Eşimin hocaları yemeğe geleceklerdi,iptal oldu.)

Pazar sabahı 8:00'de kalkıp kahvaltı hazırlıklarına başladım.11:00 gibi eşimin üniversiteden arkadaşları geldi.7kişiydik.Soframa çok özendim ama fotoğraf makinem kardeşimde kaldığı için fotoğraf çekemedim.Bir dahakine kesin çekeceğim:)Sonra kahve,meyve servisi yaptım.Dışarı çıktık hep beraber,bir cafede oturduk.Akşam da bizimkiler sahile mangal yapmaya inmişler.Onların yanına gittik,bir güzel mideye indirdik.Yakar top oynadık,kayınpederim bombaydı.Eşimi tek o vurabildi,ama ne vurmak :D

Bu akşam ailelerimizi yemeğe alıyorum.İşten gelince mutfağa bir girdim,pir girdim.Tiramisu,taze fasulye,mercimek çorbası,sigara böreği,kürdan kebabı,salata,patates püresi,her şey hazır.Sabah işe gelmeden de sofrayı kurdum.Yemekten önce bir fotoğraf çekebilirim umarım.