31 Mayıs 2012 Perşembe

Kınamdan bir hafta önce gittiğim kına gecesi :)

Garip bir başlık oldu,farkındayım.Bugün yakın aile dostumuzun gelininin kınasına gittikMaltepe Pinhan'daydı.Aparatif yiyecekler ikram edildi.Fotoğraf çekmek yasaktı,çekemedim.Kırmızı kurdeleden gül yapılmış ve yüzüklere yapıştırılmış,kına taçları yapılmıştı.Taçlar benim tacım gibi taşlı ve büyüktü.Çerezleri ve kınaları böyle ikram ettiler,çok hoş olmuş.




Bir de görümce kurabiye yapmış.Toplam 140 kişi falandık,ben oynamadım,sadece gözlem yaptım. :)


Kına gecesi mumlarına takviye

Herkesten soda şişelerini biriktirmesini isteyen sevgili anneciğim,sonunda muradına erdi.Soda şişelerini alıp folyoyla kaplayıp,üzerlerini tüllerle kaplamışlar.Bunlar kızların elele tutuşup altlarından geçtiğim sırada ellerinde olacak,sonra masalara konacak.Yaklaşık 30 tane yapılmış durumda.Bir de kınada farklı bir şey olarak yere büyük pullu bir kırmızı örtü serilecek benim için ortasında bir sandalye olacak.Ben sandalyede otururken kızlar da örtünün etrafında önce dönecek sonra çömelecekler.İkiz kardeşlerim kollarında sepetle etrafımda dönerek gül yaprakları serpecekler.Bakalım inşallah uygulayabiliriz.İşi şansa bırakmayıp,organize olacağız.Herkes tembihlenecek,başka çare yok ! :) İki ayrıntı daha var,onları uygulamaya daha geçemedim.1 haftam kaldı ama bu süre eminim yeterli olacaktır.Onları da kınadan önce paylaşmayı düşünüyorum.Değişik fikirleri kim sevmez ki !



Yeşil kısımları görünmeyecek.Fotoğrafları çekerken düzeltmeye üşendim :)





Kına taçlarımız hazırrrrr

Kına tacı almak istemiyordum,aman çok klasikleşti diye ortalıkta geziniyordum.Ama benim bu başımın tatlı belaları (sevgili bekar arkadaşlarım :)tutturdu taç istiyoruz diye.Bahaneleri de -ohoo biz duvak takamayacağız bu gidişle bari senin kınanda takalım-Kırmayalım dedik Eminönü'nden 15 tane sade taç aldık.Annemle arkadaşı üzerlerini çiçek ve tüllerle süsledi.Tüllerin üzerine de çiçek silikonlamışlar.Benim tacım ise özel :) Bunu nikah günü için Eminönü'nden almıştım.Ellerimiz çok doluydu pek incelemeden,iyi hadi bu olsun demiştim.Nikah için farklı bir taç alacağım,bunu kınada kullanayım diye tülle süslemişler.






Bunlar taçların üzerine dikilmiş olanlar.


Bunlar ise sadece tel tokayla tutturulacaklar.


Bazıları beyaz bazıları kırmızı.


Bu mor çiçekli olandan 1 tane var,kalan çiçek değerlendirilmiş.












Bu beyaz olanlar ise,küçük çocuklara göre minnacık :)


Bunlar da cimcimelerime özel,elbiseleriyle aynı renk :)

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Mezuniyet Sevinci

Benim güzellerim,cimcime kardeşlerim 5.sınıfı bitirdiler.Günler öncesinden heyecanları başladı,her gelene giyip gösterdikleri kıyafetlerinin dikişlerini bile ezberledim.Bu hafta onların yaşadığı heyecanı bende haftaya yaşayacağım,hemde daha büyüğünü! Küçük prenseslerimiz kuaförde saçlarını yaptırmışlar,elbiselerini giymişler beni bekliyorlardı.İşten geldim,kapının arkasına saklanmış iki bıcırıkla karşılaştım.Heyecandan ölüyorlardı,bu ne güzellik böyle enişteniz de gelsin başınızda durmaya dedim.Verdikleri cevap 'Eveettt gelsin de dans edelim' Hay Allah'ım :) Annem ve babamla gittiler,ama bizde dayanamadık saat 21:30 gibi yanlarına gittik.Bir sevindiler ki anlatamam.Hemen enişteleriyle dans edip,fotoğraf çektirdiler.Bütün kızlarla eniştelerini tanıştırdılar.Bir ara bizde oynadık.E o kadar ders çalıştırdık bizde bir mezuniyeti hak ettik :)
İşte prenseslerimiz:





28 Mayıs 2012 Pazartesi

Nikah Sonrası Eğlence

Nikah sonrası yakın arkadaşlarımızla eğlenmek istiyoruz dedik,onlar da tabir yerindeyse atladılar tabi :)Yaklaşık bir 40 kişi olacağız.


Nikah salonuna yakınlığıyla cezbetti bizi.Bir de şarkıcı oldu mu tamamdır bu iş dedik.O gün orda program vardı ,baktık.Davetlilerden birkaç kişi hoşgeldiniz dedi,bir bayanda  geldi 'Buyrun kime bakmıştınız?' dedi.Dedik bizde burada eğlence yapmak istiyoruz da ondan baktık.(Tabi biz böyle kotlu paçoz halde olunca dilenci mi sandılar ne :p Yok artık o kadar da değil :D )

Kendime bir liste yaptım :

FEYZA KURABİYE'den bu şirin kurabiyelerin siparişi verilecek.

Anı defteri temin edilecek
Bunun gibi bir magnet siparişi verilecek

Vee.. son olarak kızlara vermek için oje süsleyebilirim :)






22 Mayıs 2012 Salı

Masa-orta sehpa örtüsü-DIY

Anneciğim yaklaşık bir 10 sene önce iki tane yemeniyi alıp,üzerini renkli pullarla işledi.Şıkır şıkır örtü oldular.Altına kumaş geçirdi.Şimdi de kenarlarına püskül ve bant yapılacak.(Bant yaptırmayadabilirim).Şuan bir de güpür işliyor.Onları da örtülerin kenarına dikecek.Onların fotoğrafları da yarın..









21 Mayıs 2012 Pazartesi

Arabalara havlu bağlamayın,çiçek bağlayın :) -DIY

Zaman gittikçe azalıyor.Eksikler tamamlanıyor.Ayrıntılarla ilgileniyoruz.Cumartesi günü annem arabalara bağlanacak olan küçük çiçek buketlerini yaptı.32 tane yeterli diye düşündük.Bizim arabamıza ise pembeli ve beyazlı bir buket bağlanacak.Çiçekler,tül ve kurdele tabi ki Eminönü'nden alındı.



Çiçekleri 7'şerli olarak birbirlerine bağladık.


Tüller 2 kat halinde kare olarak kesildi.Kırmızı kurdeleler kullanılmadı.Fotoğrafta göründüğüne bakmayın:)




Kesilen tül çiçeklerin etrafına sarıldı ve beyaz kurdeleyle tutturuldu.


Ben arabalara havlu bağlanmasını oldum olası sevmemişimdir.Bence bu daha güzel bir fikir :)



18 Mayıs 2012 Cuma

SİLMEDEN YAZIYORUM..


SİLMEDEN YAZIYORUM


       ----  Sevgili ssdesignbutik beni mimlemiş!Çok teşekkür ederim.----
Mim Konusu:  "Silmeden, içimizden geldiği gibi yazıyoruz. Nasıl aklımıza geliyorsa o anda, düzeltmeden, en dürüst halimizle. Şu an aklımıza gelen ne olursa silmeden, üstünde oynamadan işte."

  Şuan için aklıma gelen,daha doğrusu aklımdan çıkmayan tek şey,nikah günüm.Her şey yolunda gidecek mi,saçım-makyajım istediğim gibi olacak mı,gelinlikle yürürken zorlanacak mıyım,ayakkabı ayağımı vurup yara yapacak mı,ağlamamak için kendimi tutabilecek miyim bla bla bla...Yazarken kendime gülmedim değil hani,ne bunlar kızım! dedim kendi kendime..Ama ne yapayım bunlar benim o gün kendimi iyi veya kötü hissetmeme sebebiyet verecek şeyler..Çok heyecanlıyım,şuan bile kalp atışımın sesi duyuyorum.Umarım her şey güzel ve istediğim gibi olur.Bir yandan da o günün gelip geçmesini istiyorum.Düzenimi bir an önce oluşturup,sevdiceğimle güzel yuvamızın keyfini çıkartmak istiyorum.Salona bakıp,yaa çok güzel dimiiii aşkımmmm diye şımarıklık yapıyorum,sonra mutfağa geçip yaa burası  da çok güzelll...! Sen ne  güzel evde kalıyorsun,bende kalmak istiyorum,kıskanıyorum diye sitem de ediyorum :)

  İşyerimi kafaya çok takıyordum.Artık saldım çayıra! Böyle daha mutluyum :)
  Bir de yarın ikiz kardeşlerimin doğum günü.Kaç gündür hatırlatıyorlar.11 yaşına giriyor bıcırıklarım.Doğdukları gün başta olmak üzere Asude'nin ben okuldan gelir gelmez kucağıma atlaması ve uyuyana kadar kucağımdan inmemesi,Sevde'nin bacaklarını fırının alt kısmına sokarak orda uyuyakalması ,daha birçok zorluk ve güzelliklerin hepsi hafızamda.Doğmadan önce sizi istemiyordum,anneme aldır diyordum,ama çocukluğuma verin,
iyi ki doğmuşsunuz benim canlarım !





  Şuan içimden geçenler bunlar,silmeden yazdım.
  Bu mimi tüm yapmak isteyen arkadaşlara yolluyorum.

  Sevgiler... 


16 Mayıs 2012 Çarşamba

Sülüklü Göl


Sülüklügöl, Adapazarı, Akyazı'ya bağlı Dokurcun kazası yakınlarındaki Akyokuşkavağı Köyü (Bolu, Mudurnu) civarında yer alan bir milli parkımızdır. İstanbul'a yaklaşık 3 saat uzaklıkta.Üç asır önce bir
heyelan sonucu oluşmuş.Gölün içinde cansız Göknar ve Meşe ağaçlarını görebiliyorsunuz.Adı Sülüklügöl ancak yöre halkı içine alabalık bıraktığından beri içinde sülüklere rastlanmıyor.Gölü Bolu'ya giderken tesadüfen keşfettik.Daha önce adını hiç duymamıştık.Yukarı doğru toprak bir yoldan çıkılıyor.Hatta biraz uzun sürüyor,bir ara acaba yanlış yoldan mı gidiyoruz diye bile düşündük.Ama karşılaştığımız manzara buna değdi.Etrafında bir cafe,piknik alanı falan yok.Bence yapılmalı.Sadece turladık,fotoğraf çekip geri döndük.Dönüş yolunda çok güzel alabalık tesisleri var.

Bu da benim kardeşim :)

15 Mayıs 2012 Salı

Kına Gecesi-Şarkı Listesi

Perdedir,eksik kalan halıdır,oturma odasına koltuk takımıdır derken bu hafta da böyle geçti.Ama eksiklerimiz gittikçe azalıyor.Çeyizimin diğer kısmını (mutfak çeyizimi taşıyıp,yerleştirmiştim geçen hafta) da eve taşıdık.Evimiz zaten annemlerin evine çok yakın,çeyiz alması yapma gereği duymadım.Hazırlıklarla ilgili ayrı bir post yapacağım.Bugün işyerindeyken kına gecesi için şarkı araştırdım,liste oluşturmaya başladım.Babam bu ara şarkı indirme delisi oldu,sürekli kendine cd yapıyor.(Bir şeyi öğrendi mi sıkılana kadar yapar).Listeyi eline vereceğim,indirsin,cd yapsın.Gerçi kına gecesinde bayan dj olacak ama ben yine de yedek dursun diye şarkı cd si götüreceğim.Liste olarak internetten araştırdığımda açıkcası pek bulamadım.Yaptığım liste şimdilik bu:
(Her bulduğumu buraya eklemeye devam edeceğim)


Orhan Hakalmaz :Salında gel
A be kaynana
Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek
Hatice-Fidayda
Bu Fasulya 7,5 Lira,kara çalı
Oğuz Yılmaz-Topal,Çekirge
Nadide Sultan:Konyalım
Kubat-Misket,Tiridine bandım,Şeker oğlan, Bağa gel bostana gel
Damat Halayı
Pinhani-Düğün
Ankaralı Turgut-yakalarsam tık tık
Mezdeke - Ya El Yelil, Le Le Le Le,aywa,bombom
Ciguli - Binnaz
Levent Yüksel - Bi Daha
Hasan Yilmaz-Salla Salla
Candan Erçetin-Yüksek yüksek tepelere,Vay Halime
Seferad-Osman Aga
Nilüfer Sarıtaş-Nar tanesi
7 Kocalı Hürmüz-Bu gece lazım

10 Mayıs 2012 Perşembe

FOTOĞRAFA BAKTIĞINIZDA EE NE VAR BUNDA ŞİMDİ DİYORSUNUZ?

FOTOĞRAFA BAKTIĞINIZDA EE NE VAR BUNDA ŞİMDİ DİYORSUNUZ?




200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John Carlos’un siyah deri eldivenli yumrukları havada, başları önde posteri yıllarca hayal dünyamızı ve asıl oda duvarlarımızı süslemişti.



İtiraf ediyorum ki, Aynur Çağlı’nın o muhteşem haberini okuyana kadar aynı karede önde duran, gümüş madalyalı Avustralyalı beyaz atlete hiç dikkat etmemişim. Adı Peter Norman imiş...

İşte bu atlet geçen hafta öldü. Haberin ve konunun tekrar gündeme gelmesinin sebebi budur.

Gelelim hikayeye...

Mexico City’de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.

Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman’ın yanına gelerek sormuş:

- İnsan haklarına inanıyor musun?
- Evet, inanıyorum.
- Peki ya Tanrı’ya?
- Bütün kalbimle...

Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, Norman tereddütsüz katılmış:

- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!

İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam: Amerika’daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasıl?

Fikir Norman’dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne ‘İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi’nin kokartını iğneliyor.

Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor.

Ve tabii (hatırlıyorum) dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor...

Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulaşmış, Amerika’daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı haline gelmişlerdir.

Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?

Meslektaşım Aynur’un anlattığına göre, Norman’ın da hayatı kararmış.

Tommie Smith diyor ki:

“Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve belkemiği sahibi beyaz çok azdı. Peter, Avustralya’ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlandı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, üçümüzün de ilk evliliği sona erdi.”

Avustralya Devleti Norman’ı ölene kadar affetmemiş ama... Norman intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken kırdığı 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış.

Ölene kadar süren ‘eylem kardeşliği’...

İki amerikalı ve bir Avustralyalı ‘lanetli’ atletin o gün başlayan ‘eylem kardeşliği’ ve dostlukları ömür boyu sürmüş. Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler.

Ta ki 2006, Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar.

Ve şimdi, fotoğrafın sağına tekrar bakın

Melbourne’de yapılan cenaze töreni. ‘Onurlu beyaz atlet’ Peter Norman’ın tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos’un omuzlarında .. 

Ödül gelmiş hoşgelmiş :)

Sevgili gırla fikir ,gönderdiğin ödül için teşekkür ediyorum.



Benimde şimdi bu ödülü 11 kişiye göndermem gerekiyor kural böyleymiş.
Ödül verdiklerinizin bloglarına gidip ödül verdiğinizi bildirmeniz gerekiyor
Kendinizle ilgili 7 gerçeği paylaşın.

1-Yaşadığım her günün kıymetini ve aldığım her nefes için sükretmesini bilirim.


2-Çok sabırlıyım.Bu özelliğim iyi mi kötü mü bilemiyorum.


3-Ailemi çok seviyorum.Onlardan herhangi birine bir şey olursa.. diye başlayan bir cümleyi asla tamamlayamam,ağlamaya başlarım.


4-Bir olay olduğunda fazla büyütmem,büyüten insanlardan hoşlanmam.


5-Öğrencilik günlerimi tekrar yaşayabilmeyi isterdim.


6-Sulu gözüm,mekan-zaman tanımadan ağlarım.Bu özelliğimden hiç hoşlanmıyorum.Ağlamasam bile gözlerim hemen foşur foşur dolar.


7-Çikolata yemediğim gün yok denecek kadar azdır.Bu konuda bencilimdir,çikolatamı paylaşmayı sevmem.







Bende severek takip ettiğim blogger arkadaşlara bu ödülü gönderiyorum.







9 Mayıs 2012 Çarşamba

Profilo Anneler Günü Videosu

Annelerimiz,en kıymetlilerimiz için Profilo yine keyifli bir reklamla karşımızda..Bende sizi like ediyorummm :)




Arabamız

          Bu pembiş güzel arabayı nişanlıma doğum günün hediyesi olarak aldım.Çünkü hayalimiz pembe klasik arabaydı.Bizim için önem taşıyan bir ayrıntı olduğu için güzel bir hediye olduğunu düşünüyorum.:)



Bugün bir yerle anlaştık.1955 model Chevrolet bel air  9 Haziran'da bizimsin  inşallah.:)




8 Mayıs 2012 Salı

Tüm gün dinlenen şarkılar

Gün boyu sadece bu iki şarkıyı dinledim.Çok güzeller,çoookkk..


Cici mutfak araç-gereçleri

İnternette gezerken bunlara denk geldim.Ve bayıldım.http://www.retroplanet.com/ sitesinde çok fazla çeşit var.
Kurabiye kavanozları harika!