31 Aralık 2012 Pazartesi

Mutlu Yıllar!

Şöyle geriye dönüp 2012'ye baktığımda hayatımın dönümü olduğunu gördüm.1 sene içinde ne çok şey yaşamışım.Ev kurdum,evlendim,iş değiştirdim hatta 2 ay ev hanımı modunda takıldım ve daha neler neler..Ben 2012'yi çok sevmiştim keşke gitmeseydi :)2013 için en büyük dileğim sağlık.Sonra mutluluk ve huzur..
E birde arabam olsa tadından yenmez ! :)




Hepinize bu pasta tadında bir yıl diliyorumm..!
Not: Eğer ki büyük ikramiye bana çıkarsa Duygu'ya Mini Cooper Hamide'ye de Ford Focus alacağım.Aha da şahitsiniz :) Okuduklarımdan aklımda kalan bu istekler oldu.Daha eklemek isteyen varsa eklesin hepinize hediye edeceğim :)  Kahretsin gönlü zengin bir insanım :)

Seneye görüşürüz gibi bayat bir espri yapmıyorum ve bu postu burda noktalıyorum :)

20 Aralık 2012 Perşembe

Kurabiye Kursu


Uzun zamandır gitmek istediğim ama bir türlü gidemediğim kurabiye kursuna sonunda gittim :) Gerçi 20 gün geçti üzerinden ama ancak paylaşabiliyorum.

Sabah 11 de başlayan kursu akşam 6,15 civarında bitti.Çok yoruldum ,belim ağrıdı ama değdi.Çok zevkli dakikalar geçirdim.
Yağmur da o gün bir bastırdı ki sormayın gitsin.Yollarda perişan olduk.


İşte kursta yaptığım ilk kurabiyelerim :)


Evde yapmak için birkaç malzeme alalım dedik arkadaşımla fakat biraz abarttık sanırım.Gerçi hala eksikler yok değil.


Silikon kalıplar,silikon merdane,desenli merdane,kurabiye kalıpları,jem set,marzipan seti,şeker hamuru,kurabiye poşetleri,renkli organze kurdeleler,çikolata,frambuazlı damla çikolata,renkli şekerler....





Evde yaptığım ilk kurabiyelerim.


15 Aralık'ta Bostancı Gösteri Merkezi'nde Göksel konseri vardı.Sesine diyecek laf yok ama şarkı aralarında konuştuğu zaman sonunu pek bağlayamayıp kendi kendine gülüyor :)3 kıyafet değiştirdi ilk giydiği siyah elbiseyi çok beğendim.Favori parçam Yalnız Kuş :)





16 Aralık 2012 Pazar

Mim*lendim :)

Denizin Yıldızı beni mimlemiş.Uzun zamandır mim yapmıyordum,teşekkür ederim:)


1)Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?

-Mantığımla hareket ederim ama bu duygularımı tamamen yok saydığım anlamına da gelmiyor :)

2)İnsanlar niye mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?

-Küçük şeylerle mutlu olmayı unuttular çünkü.Mutluluğu maddiyatla orantılı görenler de var artık.Eskidenmiş o iki gönül bir olunca samanlık seyran olur lafları..Ayrıca çocuklarına şükretmeyi öğretmeyen aileler,çocuklarının isteklerinin önüne geçemez oldular.Farkına vardıklarında ise geç kalmış oluyorlar.

3)Çok para harcayıp keşke almasaydım yada harcamasaydım dediğin bir şey var mı?

-Çok para harcamadan da keşke almasaydım dediğim çok şey var.Bir hevesle alıp sonra hiç kullanmadan bir kenara atıyorum.Biraz vakit geçince de birilerine veriyorum.Bir de şu abiyelere verilen paraya çok acıyorum.Bir kere giy kaldır.

4)Haklı olduğun bir konuda kendini savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?

-Birkaç cümleyle savunmaya çalışırım bakarım faydası yok susar çekilirim.Çok üstelemem.

5)Tok gözlü müsün yoksa herşeyim olsun diyenlerden misin?

-Tok gözlüyüm ve bu yüzden sanırım her istediğim oluyor.Allah'ım nasip ediyor çok şükür:)



Bende Alfabenin E harfi ,pembe mor alg ve yeni hayat ı mimliyorum :)

9 Aralık 2012 Pazar

Yoğunluk ve çekilişler..

Yaklaşık 2-3 haftadır çok yoğun ve yorgunum.Bir türlü dinlenemedim.Vakit buldukça telefondan blogları takip ediyorum fakat yazamıyorum.
İnstagramda aktifim bu aralar.Birkaç çekilişle postumu burada noktalıyorum.Hoşçakalın..

-Miray'ın annesi-nin çekilişine katılmak için tık tık



Neşeli oyuncaklar'ın çekilişine katılmak için tık tık






28 Kasım 2012 Çarşamba

Küçük Kobican


Bir zamanlar küçüktük, 

Kızıl ufuklarda açardık gözlerimizi, 
Kabak çiçekleriyle beraber karşılardık 
güneşi. . . 

Yollar, sokaklar bizimdi yıllar önce, 
Bazen yırtık ayakkabılarımız, bazen yalınayak, 
Uçurtma giymiş gökyüzünü kovalardık. 
Yağmur ıslatmazdı bedenimizi, 
Orman zannederdik arka bahçemizi, 
Ve kralları, kendimizi. 

Şimdi sokaklar başka sahiplerin, 
Uçurtma peşinde başkaları. 
Kendi dünyamızın kralı değil, 
Gerçek dünyanın esiriyiz artık. 
Önce çocuk olmayı öğrettiler, 
“Artık bitti” diyorlar, 

İçimde bir çocuk yalınayak 
geziyor, 
bilmiyorlar …



23 Kasım 2012 Cuma

Günaydınnnnn


Son iş gününe gelmiş bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum.Bu mutluluk yarın akşam bitecek ama olsun :)
Sabah sabah bu çikolatanın fotoğrafını gördüm ve çok beğendim paylaşmak istedim.Eşime söyleyeyim de beni bir daha istemeye gelsin çikolata da böyle olsun :p
Herkese güzel bir haftasonu diliyorum...

12 Kasım 2012 Pazartesi

Fıstıklı Çikolata


Ülker Shop'ta gördüm ve çok ucuza bu çikolatayı aldım.Önce mikrodalgada eritmeye niyetlendim ama yaktım.Sonra benmariden şaşmamak lazım dedim ve erittim.Fıstıkları içine atıp karıştırdım ve kaşıkla folyonun üzerine bıraktım.Biraz soğuyunca dolaba attım en fazla 10 dk dayanabildim (zaten donmuşlardı) ve mideye gönderdim.Çok güzel oldu tavsiye ederim.Sırada fındıklı ve antep fıstıklısı var.Gelsin kalorilerrr:)

11 Kasım 2012 Pazar

Bu aralar..


Geçenlerde Kanlıca!ya gittik.Bol pudra şekerli yoğurt yemeye..Arabadan iner inmez bu sevimli 11 kedi karşıladı bizi.


Gecenin bir vakti bu kadar balık inanılmazdı..Birkaç dk sonra gözden kayboldular..


İkizlerimle hatıra pozumuz..


Bu da Çamlıca gezintimizden bir kare..


Ah İstanbul sen nasıl bir şehirsin..Şu güzelliğe nasıl doyulur ki?



29 Ekim yürüyüşü..Bizim evden çekilmiş bir kare..


31 Ekim 2012 Çarşamba

Şalım geldi kiiiiii :)

Bırak Dağınık Kalsın blogunun sahibi sevgili Ebru şallaşma etkinliğinde eşim olmuştu ve kargo bugün elime ulaştı :)



Şalın yanında kendi yaptığı magnet ve anahtarlıkta vardı.Bu ince düşüncen için çok teşekkür ederim.3üne de ba-yıl-dım.Bu vesileyle tanışmış olmaktan dolayı çok mutlu oldum :) Kayısı Diyarına Sevgiler :)


25 Ekim 2012 Perşembe

23 Ekim 2012 Salı

Porsiyon Tiramisu

Bu aralar post yazmaya vakit bulamıyorum.İşteyken sadece öğle arasında birkaç post okuyup çıkıyorum.Geçen akşam davetsiz misafirlere hızlıca tatlı yaptım.


Fotoğrafı da aceleyle çektim kusura bakmayın :) 

Porsiyon Tiramisu (4 kişilik):

2 su bardağı süt
1 çay bardağı şeker
1/2 çay bardağı un
1 adet yumurta sarısı
yarım paket labne peyniri
kakao

8 adet kedidili bisküvi
Bisküvileri ıslatmak için :1 su bardağı su,1 tatlı kaşığı şeker,1 tatlı kaşığı neskafe
(Ben 3'ü 1 arada kullandım.)

-Süt,şeker,un ve yumurta sarısı tencereye konur.Kaynayana kadar karıştırılır.Kaynayınca ocağın altı kapanır ve labne peyniri eklenir ve hızlıca karıştırılır.
-Kedidili bisküviler 2ye bölünür ve neskafeye batırılır ve hemen kasenin dibine yanyana konur.Üzerine muhallebiden dökülür ve 1 sıra daha bisküvi konulur.Üzeri muhallebisiyle örtülür ve soğumaya bırakılır.Servis ederken üzerine kakao serpilir.İsterseniz arasına muzda koyabilirsiniz.


15 Ekim 2012 Pazartesi

Ekim Lilakutu ve Avon Ganimetleri

Ekim ayı lilakutum elime ulaştı ve bu son kutum.Üyeliğimi bir süreliğine dondurdum.


Soldan sırayla incelersek:

1.Mustika Ratu :Yağlı ve akneli ciltler için temizleme sütü.
2.Rebul Jasmine Kolonya: Bu ürünün mandalinalısını da göndermişlerdi bence bu daha hoş.
3.Missha BB Kremi SPF42: Cilt lekeleri için cilt yenileyici krem
Cosmed :Leke karşıtı krem
Rareblossom Onarıcı Saç Bakım Jeli 3D Matrix Teknoloji : Saçı korur,nemi geri kazandırır diye açıklaması var kullanmayı düşünüyorum belki az da olsa bir faydasını görürüm.
Rareblossom yoğun nemlendirici gündüz kremi Yeşilçay ve Bal özlü: Bu üründen daha öncede göndermişlerdi ama denemeye fırsatım olmamıştı.
Moschino Pink Bouquet EDT: 1 ml'lik parfüm numunesi çok şeker kokuyor.Şeker kokularını pek tercih etmiyorum kardeşime paslamayı düşünüyorum :)

Bunlarda bugün gelen Avon siparişlerim.Çilekli vücut kremi,kiraz çiçekli vücut yağı.Bunların kokusuna bayıldım.Soft Pink çiçek kokulu banyo köpüğü,kokusunu tam anlayamadım ağzı kapalı henüz :)
Her biri 6 tl


10 Ekim 2012 Çarşamba

Çekilişşş

Gırla fikir English Home'dan mutfak önlüğü ve fırın eldiveni hediye ediyor katılmak için tık tık

2 Ekim 2012 Salı

Biz küçükken çok büyüktük..


Biz küçükken çok büyüktük. Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık. Güzeldik biz küçükken. Kaşlarımızı almayı bilmezdik, makyaj çok büyüklerin işiydi sevmezdik. Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, lükstü, zenginlikti. Ailelerimiz en az beş kez arardı eve beş dakika geç kaldığımızda. Otobüsteyim bile diyemezdik, otobüsle bir yere gidemezdik. Otobüs lükstü, zenginlikti. Koşa koşa eve varana dek nefes almazdık ve nerdesin sen sorusunu duymadan cevabı verirdik. Biz bir gülerdik küçükken, kalbimiz kahkahalar atardı.

Biz küçükken öğretmenimiz en yakın arkadaşımızla sıralarımızı ayırmasın diye,teneffüse kadar konuşmazdık. Not yazardık birbirlerimize. Biz diyorum küçükken bizdik böyle bayağı bir kalabalıktık. Yani biz diyebileceğim kadar çok. Biz küçükken bir büyüktük ki böyle kollarımızı açsak sığmazdı eni boyu. Sonra mı? Büyüdük... Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hale geldik. Küçülene kadar büyüdük, çok büyüdük yani. Biz olamadık bir daha. Sen, ben olduk. Büyüklük lüks değildi, zenginlik değildi. Koşa koşa büyüdük. Büyürken ne de çok küçüldük...

Nazım Hikmet Ran


1 Ekim 2012 Pazartesi

Böyle son bulmamalıydı..


Haberi ilk okuduğumda şok oldum,üzüldüm,ağladım.Bir futbolcunun gitmesine ağlayacağımı söyleseler inanmazdım.Ama Alex başkaydı,bambaşkaydı..Fenerbahçe'nin sürekli puan kaybetmesinin faturasını ona kestiler.Aykut ne yapacak bakalım?8 senedir bizimleydi bizden biri gibiydi.Eşiyle,çocuklarıyla maça gelir,aile yaşantısıyla örnek teşkil ederdi.Birkaç sene önce bu yazıyı yazmıştı :





Biraz sonra uçağa bineceğim. O dakikadan sonra, Brezilya size uzak, Türkiye bana yakın olacak. Evet, birazdan peronda yavaş adımlarla yürüyeceğim. Önce arkama bakmak istemeyeceğim, gözlerimle savaşacağım. Çok kısa sürecek. İlk adımda yenileceğim. Başımı arkaya çevirdiğimde milyonları görmek, milyonlarca sevgiyi bırakıp gitmek zor olacak, olmalı.

Dianne’ya sesleneceğim çok kısık sesle. ‘Bak diyeceğim, bak neleri bırakıyoruz…’ Dianne’a gülümseyecek bana. Sıcak bir öpücük kondurabilir o anda, belki hiçbir şey yapmaz. Öylece beklerim ben yine. Bu aşkı ona söylemezsem, buradan nasıl giderim. Sonra kızlarımı kucağıma alacağım, bavulumu bırakıp. Onlar ağlayacaklar. Seviyorlarsa babamı bu kadar, neden gidiyoruz? diyecekler… Susacağız eşimle. Cevap veremeyeceğiz. Kızacağız kendimize.

Bir el yükselecek başımdan yukarı. Hüzün kokacak baştan sonra. O el hiç inmek istemeyecek. Hep veda sürsün, gitmek anlamını yitirsin ve unutalım bu terkedişi dileyecek. Arkamı o bayrağa dönmek olacak en zoru. Eli yere indirdiğimde, hızlıca hareket etmeliyim. Birkaç saniye daha beklersem, önce kızlarımı salacağım geriye. Sonra biz yürüyeceğiz Fenerbahçe’ye… İçimden sayacağım tek tek. Ve o an da ayaklarımı çok şık bir hareketle uçağa doğru çevireceğim. Dayanamacağım. Çökmek isteyecek dizlerim. Karıma tutunacağım, kızlarıma dua edeceğim…

Arkadaki şarkıları bırakmak en zoru, en acı vereni bu olacak. Duymak isteyip, bekleyemeyeceğim mesela. Her haftasonu sevemeyeceğim tekrardan. Şükrü Saraçoğlunda gol sevinci yaşamaktan öte, bir taraftarı dünyanın en mutlu insanı yapamayacağım… Üzülüyorum. Kapılar açılacak birazdan. Beklemekte fayda var az daha.

Birkaç sene kaldı bu sahneyi yaşatmaya size. Duygularımı tahmin edemezsin büyük Fenerbahçe taraftarı. Sizden ayrılmayı düşünmek, aile fertlerinden birini kaybetmek gibi olacak, olmalı.
Ama daha var, o şık hareketi yapmaya daha süre, o ellerin kaldıracağı kupalar var.

Benim adım Alex De Souza.

Bu sahneyi yaşayacağımız gün geldi kaptan.Seni çok özleyeceğiz.. !

27 Eylül 2012 Perşembe

Tübe tübeeee :)


Japonların yeni çılgınlığı buymuş te allam yaaa!
Alınlarına silikon gibi bişi enjekte ettirip bi de ortasına elle bastırıp böyle çukur yaptırıyorlarmış.1 gün sonra kendiliğinden iniyormuş bu boynuzumsu şişlikler :)






Aferin kızım çok güzel olmuşsun ! :)

26 Eylül 2012 Çarşamba

Keyifsiz bir gün..

                                     Şuan için ihtiyacım olan sert bir kahve,çikolata,ağrı kesici ve uyku...



                                                      Derdi nedir bu sonbaharın ,
                                                      Neden soldurur gülleri ,
                                                      Nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri ..


25 Eylül 2012 Salı

Bebek Bezi Pastası

Nihayet kuzenim doğum yaptı ve bende denemek istediğim pastayı yapma fırsatı buldum :)Yapımı oldukça basit ortasına direk görevini üstlenen peçete rulosu ve etrafına dürüm gibi sarılmış bezler..

İlk kata 6 adet bez ve etrafına yine bezleri sarıyoruz.İkinci sıra olarak 11 veya 12 tane bez diziyoruz.Bezlerin rulo halinde durabilmesi için lastiklemeniz gerekiyor.Ben renkli küçük saç lastiklerinden kullandım.Sıranın sağlam durması için kurdeleyle bağlıyoruz.(Ayıcığımın kurdelesi de kırmızı diye kırmızı kurdele tercih ettim.).2. kata da 6 adet bez diziyoruz ve kurdeleyle bağlıyoruz.3.kata ise 2 bezi karşılıklı sardım ki rulo görünmesin ve ortasına ayıcığı oturttum.
Altına taban olarak kalın renkli karton kullanabilirsiniz.Üzerine jelatini geçirip paketledikten sonra hediyemiz hazııııııırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr :)

Şimdi bebişi görmeye gidebiliriz. :)

20 Eylül 2012 Perşembe

Canlı çiçeklerle yapılmış gelin buketleri













Kız çocukları için tütü elbiseler

Erkek çocuğu olan annelerin en büyük şikayeti neden kız çocuklarına bu kadar çok kıyafet varken bizimkilere yok.Kız çocuğum olursa ahdım var böyle bir tütü elbise diktircem doğumgününe :)





Ama sen ne tatlısın böyleeeeee !